15 Şubat 2010 Pazartesi

Angels in Berlin

Geçen hafta kardeş ve Ozan'la çok acayip bir an yaşadık. Tam threshhold of revelation dedirtecek cinsten! Jüdisches Museum'u ararken ve hafiften donarken bir kafeye girdik; laf dizilere ve Angels in America'nın ne kadar muhteşem olduğuna geldi. Louis, valium, Marlboro Man derken enikonu muhabbet çevirdik ve sanırım hepimiz ilk fırsatta diziyi yeniden izlemeyi aklından geçirdi.
Sonra çıkıp müzeye gittik -- ki müze değil, üzerine münhasıran yazılması icap eden bir mucize! Kosher hakkındaki geçici sergiyi görmeye gerek var mı diye biraz kararsızlık yaşadıktan sonra neticede bir bakalım dedik. "Et" hakkındaki odada uzun müddet "bir sığırın nereleri yenir" temalı çizime baktıktan sonra Sibel aniden kafasını kaldırdı ve "melek..." deyiverdi.
Tam karşımızda dizide Joe'nun çocukluğunda müthiş etkilendiğini anlattığı "Jacob Wrestling with the Angel" hikâyesinin dizide görünen tablosu vardı! Ta kendisi! Bu şimdi mucize değilse, nedir?!
Los Angeles değil belki ama çoktan fark etmiştim bu şehrin angélique bir tarafı olduğunu!

6 yorum:

  1. işaretler ve mucizeler anacım. bu aralar hikayemiz budur.

    YanıtlaSil
  2. yes!
    bak bi de böyle bi film vardı. izlemiştik de sanki.. yeniden izlemek lazım!

    YanıtlaSil
  3. ne kadar guzel bi andi o...oylece bakakalmak!

    YanıtlaSil
  4. birinizin iki nokta, diğerinizinse üç nokta kullanıyor oluşuna takıldım :)

    YanıtlaSil
  5. iki nokta guzeldiiiir!..

    YanıtlaSil
  6. hayat iki nokta..

    YanıtlaSil